Psikodramanın Büyüsü

 

Dr. Oya Mortan Sevi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir psikodrama oturumu ısınma, oyun ve paylaşım (geri bildirim) aşamalarından oluşmaktadır. Bazen yalnızca psikodrama oturumunun en başında yapılan paylaşım süreci ısınma için yeterli olur ve buradan bir baş oyuncu (protagonist) oyununa geçilir. Oturum kimi zaman da yalnızca ısınma aşaması ve paylaşım ile sonlanır. Ancak özellikle ilerlememiş gruplarda oyunun kurulması öncesinde sıklıkla ısınma oyunlarından yararlanılır. Isınma oyunları psikodrama grubunda yer alan kişileri aralarından bir protagonist seçerek oyunu sahnelemeye hazır hale getiren etkinliklerdir.

 

Oyun aşamasında yönetici (terapist) protagonisti (danışan) sorunlarını canlandırmak için sahneye davet eder ve bu sahnede bazı öğe ve tekniklerden yararlanılarak sorun sahnelenir. Protagonist bu aşamada sorunlarında rol oynayan kişi ya da durumların yerine geçecek grup üyelerini seçer. Seçilen kişiler yardımcı egolardır (antagonist). Sahneyi oluştururken terapi odasında bulunan nesnelerden de yararlanır. Protagonist kendisinin yerine de birini seçer. Antagonistleri rollerine ısındırmak için eşleme yapar yani yerine geçeceği kişinin özelliklerini “ben dili”yle tekrar eder. Terapist tüm süreç boyunca protagonisti ve onun ihtiyaçlarını takip eder. Zaman zaman oyunu durdurabilir, roldeki kişileri eşleyebilir ya da protagoniste iç konuşmalarını fark ettirebilir. Oyun sırasında protagonistin ya da antagonistlerin zorlandığı noktalarda roldekileri yardımcı terapist (ısınma, oyun ve paylaşım aşamalarında gerektiği zaman gereken yerde bulunan yardımcı yönetici) ya da grup üyeleri de eşleyebilir. Oyun sırasında terapist protagonistin antagonistlerle yer değiştirmesini ister, böylece aynı sahnenin içinde yer alarak o kişilerle empati kurmasını sağlamaya çalışır. Aynalama tekniği ile protagonist o sahnenin içinde kendi yerine seçtiği kişiyi dışarıdan izleyerek içgörü kazanır. Tüm bu süreçlerde protagonistin olayları tekrarlaması değil duygu ve düşünceleri fark etmesi önemlidir. Sahneye koyulan oyun protagonistin ihtiyacına bağlı olarak geçmişteki farklı anılara doğru ilerleyebilir. Oyun çoğunlukla protagonistin sorununa çözüm olabilecek yeni bir sahne kurulması ve protagonistin o sahnede kendi olarak bulunması ya da kendisini dışarıdan izlemesiyle sona erer.

 

Daha sonra grup halkası yapılarak paylaşım aşamasına geçilir. Protagonist önce kendisi paylaşmayı ya da dinlemeyi tercih edebilir. Yardımcı egolardan rol paylaşımları alınır. Daha sonra hem yardımcı egolardan hem de diğer izleyicilerden özdeşim (kendi yaşantılarından benzer deneyimler) paylaşımları alınır. Terapist ve yardımcı terapist de hem oyunla ilgili gözlemleri hem de kendi yaşantılarından geri bildirim verebilirler. Bu aşamada öğüt, analiz, eleştirme yasaktır. Özdeşim kuran kişiler kendi yaşantılarından protagonistin işine yarayacağını düşündükleri geri bildirimlerde bulunabilirler.

 

Psikodrama sıklıkla grup terapisi yöntemi olarak kullanılmakla birlikte bireysel olarak (monodrama) ya da çiftlerle ve aile üyeleriyle çalışılırken kullanılabilir. Monodrama ile çalışılırken terapist yine bir yardımcı terapist ile çalışabilir. Grup odasında yer alan terapi malzemeleri danışanın kendi duygu, düşünce, beden duyumları ya da olaylardaki kişilerin yerine geçebilir.

 

Psikodrama çocuklar, ergenler ve yetişkinlerle farklı sorunlarla çalışılırken kullanılabilir. Psikodrama geçmiş yaşantıların yeniden sahnelenebilmesi, kişinin mevcut sorunlarını ele alarak gelecekteki yeni durumlara hazırlanabilmesi ve birden fazla kişinin hem kendi hem de diğerlerinin yaşantısına fayda sağlayabilmesi nedeniyle çok yararlı bir terapi yöntemidir.

 

Bu yazıyı okuduğunuzda kendi kendinize “acaba benim işime yarar mı?” diye soruyorsanız hiç beklemeden bu yöntemle çalışmak için bize başvurun ve psikodramanın büyüsüne kapılmaya hazır olun.

 

 

 

 

Bir terapi yönteminin etkili olduğunu makalelerden, kitaplardan öğrenebilirsiniz; ancak önce yararlılığına terapistin kendisi inanmalıdır. Bu yazı, uzun yıllardır devam eden eğitimi sırasında psikodramanın etkisini kendi yaşantısında defalarca deneyimlemiş ve hem grup arkadaşlarının hem de danışanlarının hayatlarındaki olumlu etkisini gözlemlemiş bir psikodrama terapist adayı tarafından yazılmıştır.

 

Psikodrama 1930’ların başında Moreno tarafından geliştirilmiştir. Moreno’ya göre psikodrama insanın 3 temel özelliğinden köken almıştır: yaratıcılık, spontanlık ve eylem. Spontanlık, öznenin yeni ya da eski bir durumla karşılaşabilme ve yeni ve uygun bir tepki verebilme yeteneğidir. İnsan yaratıcı bir öğe ve eyleme dönük bir varlıktır. Ancak kişi spontan ve yaratıcı değilse, sağlıklı bir eylem ortaya koyamaz. Çünkü; spontan ama yaratıcı değilse, ne yapacağını bilemez; yaratıcı ama spontan değilse bildikleri bir işine yaramaz.